DÖRT TEKER BEDENİ,İKİ TEKER RUHU TAŞIR….

Motorsikletle seyahat bir masal gibidir.

Ne kadar uzun olduğu değil,ne kadar güzel yaşandığı önemlidir.

Eşim ve benim Motorsiklet ile tanışmamız çok değil 5 yıl kadar önceydi.

iş güç hayat telaşı derken kendimize ikimizinde zevk alacağı mutlu olacağı hobiler bulmamız gerektiği kanısına vardık.Hiç aklımızda yokken bir gün iş yerimize geren bir firma yetkilisi ve dehşet efsane BMW GS i ile tanışınca işte bu bizim ortak hobimiz dedik ve hemen ehliyet ile başlayıp hangi motorsikletin bize uygun olduğuna hangi eğitmenlerin daha kaliteli ve güvenli eğitim verdiğine hangi ekipmanların bizim için daha güvenli olduğuna araştırıp karar vermeye başladık.Bu bizim için kolay bir süreç değildi eee motorsikletleri bilmeyenler kazası belası çok diye bilir başta çocuklarımız olmak üzere tüm aile bireylerinin gönlünü alıp ikna etmek pek kolay değildi tabiii..

Ama bu hayat bizimdi ve o hayatı yaşama zamanımız daha yeni gelmişti.Motorda geri vites yoktur bizde olduğu gibi:)))

Diyeceğim o ki tedbirli,güvenli,ekipmanlı,kontrollü,hız için değil keyif için kullanılırsa dünyanın en zevkli hobisini seçtiğimiz kanısındayım.

İlk bir yıl yakın bölge seyahatleri,sonraki bir yıl farklı bölgeler,birkaç yıldırda farklı ülkeri keşfetmenin keyfini yaşıyoruz.

Rotayı şaşırınca,yolun nereye kadar gittiğini bilemezsin işte en güzelide bu o yol seni nereye götürürse gidersin ve kimselerin keşfetmediği farklı yerleri,köyleri,dereleri,gölleri,insanları keşfedersin..

İşte motorsiklet özgürlüğü bu…..